Bir eğitimci olarak şunları soruyorum.
1. Gelişmiş ülkeleri örnek aldığımız söylüyoruz. Onlarda
OKS
yokken bizde niye var?
2. Gelişmiş ülkelerde dershaneler var mı? Nasıl işliyor?
Bizdeki rant kadar büyük paralar dönüyor mu?
3. Oks kaldırıldı. Dershanelerin artık önemi
kalmayacak denildi ve SBS sınavları
getirildi. Şimdi öğrenciler ilköğretim 3, 4 ve 5
sınıfından itibaren etüt merkezi, dershane ve
özel ders alıyorlar. Bizler kandırılıyor muyuz?
4. İlköğretimin 8 yıllık değerlendirilmesi neden 3 saatlik zaman diliminde
ve test yöntemi ile yapılıyor?
5. 8 yıl düzenli okula giden çok başarılı bir
öğrenci sağlık veya kaza sebebiyle sınavı kötü
geçerse bu adalet mi? Telafisi de yok? Nasıl
olacak bu öğrencinin geleceği? Sorular
bitmeyecek. Sizlerinde aklına sorular
gelecektir. İsterseniz iletişim bölümüne
yazabilirsiniz.
OKS, Türkçe,
Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler
derslerini kapsamaktadır.
Öğrenciler belirli
derslere yönelmiş diğer derslerden ve sosyal
aktivitelerden uzak kalmıştır. OKS odaklı
öğretim süreci öğrenciyi okul dışı kaynaklara
itmektedir. OKS okul içi performansı azaltmış,
disiplini olumsuz etkilemiş, öğretmeni
etkisiz
kılmıştır.
Aslında test sistemi iyi bir ölçme değerlendirme
aracı değildir. Öğrencinin düşünme gücünü
sınırlar. Sınav zamanında öğrenci her yönden
en ideal durumda olmak zorundadır. Heyecan,
stres, ses ortamı, gece uyuyama, sağlık
problemleri, sınavdaki öğrenmenin davranışları,
yanlış sorular, psikoloji, soru kaydırma, sınav
esnasında lavabo ihtiyacı gibi bir çok değişken
öğrencinin durumunu etkilemektedir. Eğer sınava
giremediyse telafisi yoktur. Okullardaki eğitim
ister istemez test sistemine kaymaktadır.
Dershane, özel ders, etüt merkezine veliler büyük
paralar harcamaktadır.
Yerine getirilen
SBS sisteminin olumlu yönleri olmasına
rağmen eğitim öğretim sistemini 3
kat olumsuz hale getirmiştir. Öğrenciler ilköğretim 5. sınıfından
itibaren dershane, özel ders ve etüt merkezine
gitmeye başlamışlardır.
Ülkemizde veliler sınavlar için büyük miktarda
paralar harcamaktadır. Büyük bir rant
dönüyor diyebiliriz. Ülkemizin dershane veya
etüt merkezlerine değil okula, dersliklere
ihtiyacı vardır. Sınıfların 40, 50 kişi olduğu
öğretmen dağılımının yanlış ve eksik olduğu bir
eğitim manzarasını değişmesi gerekmektedir.
Anaokulu ve sınıf öğretmenlikleri
özendirilmelidir. Sürekli söylenen "eğitim küçük
yaşlarda başlar" sözünün artık icraata dökülme
zamanı gelmiştir hatta çok geç kalmıştır.