Yeni
teknoloji,
bitkilere ve
hayvanlara
gen
transferi
yoluyla
direnç
kazandırmaktan,
“yenilebilen
aşı”
çalışmalarına
kadar pek
çok
çalışmada
kullanılacak.
Cihaz ile
ilgili
soruları
yanıtlayan
ODTÜ Fen
Edebiyat
Fakültesi
Biyoloji
Bölümü
Öğretim
Üyesi Prof.
Dr. Hüseyin
Avni Öktem,
projelerinin
üç yıl önce
başladığını
ve TÜBİTAK-TEYDEB
(Teknoloji
ve Yenilik
Destek
Programları
Başkanlığı)
ve KOSGEB
tarafından
da
desteklendiğini
söyledi.
Gen
silahının,
canlı
hücrelere
gen
aktarabilmeye
yaradığını
anlatan
Öktem,
silahın tek
ya da çok
hücreli
organizmalarda
başarıya
ulaştığını
bildirdi.
Gen
tabancasının
BİOLAB
Firması ile
ortak
yürütülen
bir çalışma
sonucunda
iki yıl
süren AR-GE
çalışmaları
ile 10
kişilik bir
ekip
tarafından
üretildiğini
anlatan
Öktem, gen
tabancasının
ticarileşmesi
için ODTÜ
Teknopark’ta
bir firma
kurduklarını
belirtti.
Gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye’de ise
ilk kez ODTÜ
ve BİOLAB
şirketi
ortaklığı
ile
üretildiğini
ifade eden
Öktem,
şunları
kaydetti:
“Yaklaşık
iki yıl
önce, kendi
aramızda
konuşurken,
dedik ki ‘Bu
aleti
dünyada bir
firma
üretiyor biz
neden
üretmiyoruz’.
Başladık ve
6 ay
içerisinde
ilk prototip
ortaya
çıkardık.
Kendisi de
ODTÜ’lü
olan,
Elektrik
Elektronik
Mühendisliği
bölümünden
mezun Sinan
Vasfi beyle
ODTÜ
Teknopark’ta
OBİTEK
firmasını
kurduk.
Tabancayı
geliştirdik
ve ticari
hale
getirdik.
Yurt içinden
iki
araştırma
merkezine
satışını
yaparken,
yurt
dışından da
Rusya ve Çin
ile
bağlantıya
geçtik.
Halen sistem
bir İngiliz
firması
tarafından
da dünya
çapında
pazarlanmaktadır.
Teknolojiyi
BİOLAB ve
OBİTEK
Firmaları
ile
geliştirirken
gen
transferi
çalışmaların
da ODTÜ
Fen-Edebiyat
Fakültesi
Biyoloji
Bölümü
öğretim
üyesi Prof.
Dr. Meral
Yücel’in
katkıları
olmuştur.”
“SU DOLU
BALONA GENLE
KAPLI MİSKET
ATMAK”
Canlı
hücrelere
istenilen
geni
aktarmayı
başardıklarına
işaret eden
Öktem,
milimetrenin
binde biri
oranında
çalıştıklarını
söyledi.
Öktem,
sözlerini
şöyle
sürdürdü:
“Gen
tabancasıyla
yaptığımız,
su dolu bir
balona
misket
atmak. Gen
tabancası
ile yapılan
basit
olarak, su
dolu balon
olarak
tasvir
ettiğimiz
bir hücreye,
genle
kaplanmış
misketlerle
ateş etmeye
benziyor.
Söz konusu
gen kaplı
misketler
hücrenin
içine
girerek
istenilen
değişiklikleri
yaratıyor.
Böylece yeni
genler
yerleştirerek
ya yeni
karakterler
yaratıyoruz
ya da yeni
ürünler elde
ediyoruz. Şu
an
yürüttüğümüz
projelerden
birinde
buğday
bitkisine
tuz ve
kuraklık
direnci
sağlayan
genlerin
aktarılması
üzerinde
çalışmaktayız.
Geliştirilen
bu tip
bitkiler
tuzlanmaya
ve kuraklığa
çok daha
yüksek
oranda
tolerans
göstermektedirler.”
“YENİLEBİLİR
AŞI”
Gen
tabancasının,
yeni
araştırmalar
yapma
noktasında
bir araç
olduğunu
anlatan
Öktem,
normal
aşılar
yerine
“yenilebilir
aşılar”ın
yakın bir
gelecekte
insanların
kullanımına
sunulabileceğini
bildirdi.
Öktem, şöyle
konuştu:
“Çok çeşitli
kullanım
alanına
sahip gen
tabancısıyla
geliştirilebilecek
muzu yiyen
çocuklar,
sabah
kalktıklarında
örneğin
Hepatit-B
aşısı olmuş
olacaklar.
Çocuklar
için iğne
kabus
olmaktan
çıkacak.
Afrika’da
özellikle
kolera
aşısının
taşınması ve
saklanması
ile ilgili
sorunlar
olabiliyor.
Bu yöntemle
bu sorun
ortadan
kalkacak. Ya
da ineklerin
süt sağlayan
hücreleri
gen
tabancasıyla
mutasyona
uğratılarak
gene aşılı
ya da bol
proteinli-vitaminli
süt elde
edilebilecek.
Örneğin,
büyükbaş
hayvanların
yediği
yoncalara
şap aşısı
enjekte
edilecek,
onu yiyen
hayvanlar
otomatik
olarak
aşılanmış
olacak.
Çiftlik
balıkları
çeşitli
hastalıklara
karşı son
derece
duyarlılar.
Bu teknoloji
ile
balıkların
yemleme ile
aşılanması
da mümkün
olacaktır.”
Öktem, gen
tabancasının,
TÜBİTAK,
TTGV
(Türkiye
Teknoloji
Geliştirme
Vakfı) ve
TÜSİAD
tarafından
organize
edilmekte
olan 7.
Teknoloji
Ödülleri
kapsamında
Biyoteknoloji,
Nanoteknoloji
ve
Nanobioteknoloji
Özel Ödülü
kategorisinde
birincilik
ödülü
aldığını da
sözlerine
ekledi.
CİHAZ NASIL
ÇALIŞIYOR?
Gen
tabancası,
bir kontrol
ünitesi ve
atış
kutusundan
oluşuyor.
Aşılanacak
hücre
plakaya
yerleştiriliyor
ve
elektronik
kontrol
ünitesine
gerekli atış
bilgiler
giriliyor.
Üzeri
istenilen
genlerle
kaplanmış
olan mikron
boyutundaki
altın veya
tungsten
parçacıklar
atış
başlığına
yüklenmekte
ve
sıkıştırılmış
azot veya
helyum gazı
ile
hızlandırılarak
hedef
dokulara
püskürtülüyor.
Anadolu
ajansı
