|
Yerin
100 metre altında gerçekleştirilecek olan zamanın en büyük fizik
deneyinde Türkiye de üç ayrı ekiple yer alıyor. Bilim dünyasının 10
yıldan fazla bir süredir hazırlandığı ve yarım milyar İsviçre
Frangı'na (580 milyon YTL) mal olan deneyin temel amacı maddeyi
oluşturan parçacıkları inceleyerek, evrenin işleyişi hakkında daha
fazla bilgiye sahip olmak. Türk bilim insanları Compact Muon
Solenoid (CMS) isimli projenin, doğanın şifresini deşifre edeceği
yorumunu yapıyor. İnsanlık adına, evrenin oluşumu, işleyişi ve
geleceği adına büyük keşifler yapacak olan deneye Türkiye'den
Çukurova Üniversitesi, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi fizik
bölümlerinden öğretim görevlileri ve doktora öğrencileri katılıyor.
Evrenin oluşumu gözlenecek: Deneyin
önümüzdeki eylül ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. İsviçre'de
bulunan CERN laboratuvarında inşa edilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı
(LHC) isimli parçacık hızlandırıcısında, atom çekirdeğinde bulunan
proton adlı parçacıklar çok yüksek enerjiyle çarpıştırılacak.
Şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en yüksek enerjili parçacık
hızlandırıcı olan LHC'deki çarpışma sonucunda ortaya çıkacak
parçacıkların evrenin işleyişindeki rolleri incelenecek. LHC'de
protonlar tünelin çevresine yerleştirilmiş yaklaşık 10 bin adet dev
süper iletken mıknatıs tarafından yönlendirilecek. Böylece zıt
yönlerde dönen iki proton ışını üretilecek. Bilim dünyası
çarpışmalar sonunda şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni parçacıkların
açığa çıkmasını bekliyor. Deney, evreni her şeyiyle başlatan 'büyük
patlama'dan (Big Bang) sonra ortaya çıkan büyük enerji yoğunluğunu
tekrar yaratarak parçacıkların tekrar ortaya çıkmasını sağlayacak.
Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve maddeye kütle
özelliğini veren 'Higgs' parçacığı da tekrar ortaya çıkarılıp
gözlemlenebilecek.
Fizik kuramları değişebilir: Dev deney her şeyden önce
bilim dünyasının doğada cevap vermeye çalıştığı sorulara yanıt
arayacak. ODTÜ CMS ekibi başkanı Doç. Dr. Meltem Serin ve Prof. Dr.
Mehmet Zeyrek CMS projesiyle atom, molekül ve canlı yapısının nasıl
oluştuğuna dair yeni sonuçlar beklediklerini açıklıyor. Bu, bilinen
fizik kuramlarının da gelişebileceği ya da değişebileceği anlamına
geliyor. Evrenin yüzde 27'sini oluşturan ve 'karanlık madde' olarak
tanımlanan enerji biçimi hakkında bilgiye erişilmesi de hedefler
arasında. Doç. Dr. Meltem Serin, deneyin evrenin geleceğinin nasıl
olacağı konusunda da ipuçları vereceğini belirtiyor. Deney için
geliştirilen dedektörler ileride yeni teknolojiler geliştirilmesine
de ön ayak olacak. Dedektörler, başta hızlı iletişim sistemleri
olmak üzere, daha hızlı, çok daha yüksek kapasiteli bilgisayarların,
süper iletkenlerin oluşturulmasında ve kanser terapisi alanında
kullanılarak önemli teknolojik-tıbbi gelişmelerin önü
açılacak.'Bilim dünyasının Avrupa Birliği' olarak bilinen CERN
laboratuvarındaki bu çalışmalara, Türkiye 1960'lı yıllardan beri
gözlemci statüsüyle katılıyor. Bu Türkiye'ye bütçeye katkıda
bulunmadan deneylere katılabilme özelliğini veren bir konum.
Türkiye'nin deneye katkısı dedektör inşası ve fizik analizinde oldu.
Boğaziçi Üniversitesi CMS grubu başkanı Prof. Dr. Erhan Gülmez,
Türkiye'nin TÜBİTAK ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun da
destekleriyle CMS dedektörünün yapılmasına da katkı sunduğunu
açıklıyor. Bilimin en uç noktalarındaki bu projede kullanılacak olan
dev dedektörün alt parçalarında iki ayrı Türk firmasının katkısı
bulunuyor.
Deneyin tehlikesi yok: ODTÜ CMS
ekibinden Prof. Dr. Mehmet Zeyrek, yerin 100 metre altında
gerçekleştirilecek dev proton çarpıştırmasının herhangi bir
istenmeyen patlamaya ya da radyasyon sızıntısına neden olmayacağını
şu sözlerle açıklıyor: "CERN laboratuvarı ve benzeri deney
merkezleri yerin metrelerce altında bulunur. Bu alanların üzerine
çiftlik kurulur, inekler otlar, hatta üzüm bağları bulunur. Bu,
güvenilirliğinin en büyük kanıtlarından biri."
kaynak:e-kolay.net |