|
Projeye bir yılan türünün adının verilmesi işte bu
borulardan dolayı. Projenin başındaki ekip, çok
basit bir tekniğe dayandığı için kolayca
uygulanabileceğini iddia ediyor.
Denizdeki dalgalar, kauçuk borunun içinde şişkinlik
yaratarak ilerledikten sonra borunun ucundaki
türbine varıyor ve dalgaların enerjisi elektriğe
çevriliyor.
Chekmate Seaenergy adlı şirket tarafından üretilen 8
metre uzunluğundaki borular henüz deneme aşamasında
İngiltere'de laboratuvar ortamında dalgalı bir
su deposuna bırakıldı.
Projede yer alan Paul Auston, olumlu sonuç veren bu
deneyin umut verdiğini ve şimdi gerçek denizde çok
daha büyük bir uygulamayı hayata geçirmek için
yaklaşık 10 milyon dolar yatırıma ihtiyaç
duyduklarını söyledi.
İngiltere'nin dalgalı kıyı şeridinin bu proje
için dört dörtlük olduğunu belirten araştırmacılar,
çevreye karbon gazı salmayan Anaconda'nın
İngiltere'nin uluslararası anlaşmalarla taahhüt
ettiği karbon indirimi hedeflerine ulaşmasına katkı
sağlayacağını belirtiyorlar.
Dayanacak mı?
Projenin kurucularından Profesör Rod Rainey,
denizlerdeki dalganın sürekli ve istikrarlı şekilde
enerji sağlayan bir kaynak olduğunu söylüyor.
Ancak bugüne değin, denizlerin zorlu koşullarında
yıpranmadan uzun ömürlü kalan bir alet üretmek mali
açıdan akla yatkın gelmedi.
Profesör Rainey, Anaconda projesinin farkının bu
noktada ortaya çıktığını belirtiyor.
Anakonda, mekanik bir düzeneğe dayanmıyor. Neredeyse
tamamı doğal olarak dirençli ve esnek bir malzeme
olan kauçuktan yapıldığı için, bakım ve tamir
sorunları en aza indirgenmiş olacak.
Ekibin iddia ettiği gibi Anakonda daha büyük
deneylerde de başarılı sonuç verirse, dalgaların
büyük olduğu kıyı şeritlerine yüzlerce Anakonda
yerleştirilebileceği düşünülüyor; örneğin
İskoçya'nın kuzey sahilleri gibi.
Her biri 200 metre uzunluğunda 50 kauçuk borunun, 50
bin evin elektrik ihtiyacını karşılayacağı tahmin
ediliyor.
Fakat
enerji uzmanları, henüz deneme aşamasındaki
cihazı göklere çıkarmadan önce denizdeki
performansını görmeyi bekliyorlar.
Kaynak: BBC
|