<%@LANGUAGE="VBSCRIPT" CODEPAGE="1252"%> fencebilim

    Türk bilim adamları bordan süperiletken tel yaptılar. 

   Araştırmacılar, tellerin üretimini yapacak cihazı tamamen yerli teknoloji ile üretti. Dünyadaki örneklerinden çok daha üstün özelliklere sahip cihaz, Türkiye`nin dışarıdan satın aldığı elektrik şebekelerinde kullanılan kabloların Türkiye`de de yapılmasını mümkün hale getirdiler.

   AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Gencer, AA muhabirine, başkanlığını yaptığı Süperiletkenlik, Manyetik ve Üstün Malzemeler Araştırma Grubu`nun yürüttüğü bor temelli süper iletken üretimi çalışmaları hakkında bilgi verdi.

     Dünya bor rezervinin yüzde 72`sine sahip olmasına karşın Türkiye`de borun teknolojiye katkısının belki de yüzde 1`in altında olduğunu belirten Gencer, bor elementini ekonomiye katma değer olarak kazandırma amacıyla Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü`nün (BOREN) bor bazlı süperiletken tel üretimi yönündeki projelerini desteklediğini ifade etti. Süperiletkenliği, bir maddenin doğru akıma karşı sıfır direnç gösterme özelliği ve kayıpsız enerji nakli olarak tanımlayan Gencer, geçen yüzyıl boyunca süperiletkenlik çalışmalarının teknolojik gelişmelere büyük katkı yaptığını anlattı.

     Gencer, son 7 yıldır büyük gelişme kaydeden süperiletkenlerin manyetik rezonans görüntüleme (MRI) cihazlarında, cep telefonu haberleşmesinde kullanıldığını, en önemli kullanım alanının ise elektrik enerji şebekelerinde olduğunu söyledi. Şebekede verimi ve güvenilirliği arttıran temel unsurun süperiletkenler olduğunu belirten Gencer, şöyle konuştu: "Özellikle gerilim dalgalarının elektrik kesintilerinin ve frekans kararsızlığının çok olduğu Türkiye`de bu dengesizlikler fabrikalarda üretim süreçlerini etkilemekte ve pek çok cihazın gereksiz yere arızalanması sonucu milli ekonomiye büyük zararlar verdiği tahmin edilmektedir. Türkiye`deki enerji ihtiyacını karşılamada kullanılan hidroelektrik santrallerin verimsiz çalışmasına bir atıfta bulunmak ve süperiletken kablolar yardımıyla hem kaybın minimize edilmesi, hem ülke rezervlerinin doğru ve etkin kullanılarak yeni teknolojiler ve istihdam sorununun çözümü bakımından önemli olduğu açıktır."

     Elektrik akımının, büyük ölçüde bakır ve alüminyum kablolarla iletildiğini, süperiletkenlerin de uzun zamandır enerji ve maliyet düşürücü alternatif bir kullanım alanı yarattığını dile getiren Gencer, "Süperiletken teknolojisinin üretilmesinde Türkiye için adeta elmas kadar önemli olan element bordur. Çünkü metal içeren tabakalı bor bileşiği, diğer süperiletken gruplarına göre kısa vadede uygun maliyette üretilen makul bir süperiletkendir" dedi. Gencer, son yıllarda dünyada geleneksel süperiletkenlikle ilgili pazar payının da yıllık 5 milyar doların üzerinde olduğunu aktardı.

     KİLOMETRELERCE UZUNLUKTA TEL YAPTILAR

    Süperiletken kablo yapımında yaygın olarak bilinen iki ayrı yöntem bulunduğunu, bunlardan ilkinin eskiden beri bilinen gelenekselleşmiş bir üretim metodu olan PIT metodu olduğunu belirten Gencer, dünyada tel yapan pek çok firmanın bu üretim tekniğini kulladığını söyledi. Diğer tekniğin ise Amerikan firması Hypertech`in CTFF isimli üretim tekniği olduğunu dile getiren Gencer, bu firmanın patenti ile teknoloji ithal ederek Türkiye`de kablo üretimine katkı yapmaya çalıştıklarını, ancak bunların sonuçsuz kaldığını belirtti.

    Prof. Dr. Ali Gencer, üniversite-sanayi işbirliği ile yerli üretime yöneldiklerini ve 2 yıl süren çalışmaları sonunda metal içeren tabakalı bor bileşiği kullanarak kilometre mertebesinde süperiletken tel yapabilen cihazı geliştirdiklerini kaydetti. Gencer, geliştirdikleri teknoloji ile ilgili şu bilgileri verdi:"Geliştirdiğimiz cihaz, dünya piyasasında kullanılan mevcut üretim kapasitelerinin de ötesinde bir kapasite ile çalışıyor. Çalışmamızı tamamen yerli mühendis ve işçilerin katılımı ile gerçekleştirdik. Özellikle süperiletkenlerin yapımında Türkiye`nin bor zenginliğinin kullanılması için teknikler geliştirdik. Bu alanda çalışan birkaç firma bir anlamda dünyada tekel haline gelmişler. Başkalarını da bu alana girmesine izin vermiyorlar. Biz bu çalışmamızla bu tekeli kırdık ve üstelik var olan teknolojilerin de önüne geçtik."