<%@LANGUAGE="VBSCRIPT" CODEPAGE="1252"%> Üstün yetenlilerin aileleri için 11 kural

Anne – Baba  İçin 10 Altın Kural
 

0. Sıfırıncı kural: Çocuğunuza üstün yetenekli demeyiniz. (kendisine veya başkalarına) Süreç içerisinde kendini gösterecektir. Gelecekte kazanacağı başarılar herkes tarafından bilinecektir. Acele etmeye gerek yoktur. Önemli olan çocuğunuzun gelişim sürecini en ideal şekilde geçirmesidir. Unutmayın epigenetik gelişim eğrileri vardır. 5–10 yıl sonra çeşitli sebeplerden dolayı çocuğunuz normal zihinsel seviyede olduğu görülebilir. Etiketlenen çocuklarda davranış bozuklukları ve kendini geliştirmeme, kendine çok güvenme görülmektedir. Bu çocuklar ailelerin hava atma aracı değildir. Veya bilinçaltındaki “çocuğum çok zeki aslında bende çok zekiyim” düşüncesini sürekli ortaya çıkmak istemesidir. Bilgili olmak iyidir fakat önemli olan bilgileri kullanmak, uygulayabilmektir. Üstün yetenekli kavramı gelişmiş ülkelerde terk edilmiş kavramlardır. Örneğin Japonya’da eğitim sisteminin tamamı geliştirilerek, kalitesi artırılarak bu öğrenci grubuna hizmet edilir.

 

Bu çocuklar ülkelerin değerleridir. Bu değerlere sahip çıkmak gerekmektedir. Nasıl bir hırsız bir evdeki değerli eşyaları çalıyorsa, bu öğrencilerde gelişmiş ülkeler tarafından çalınır. Yabancı ülkelere gidilebilir, kendini geliştirilebilir ve ekonomik fayda sağlayabilirler. Ama eninde sonunda doğduğu topraklara hizmet etmelidirler. Bizlerin büyük kabahati sahip çıkmamaktır. Bilim ve Sanat Merkezlerindeki tüm öğrenciler üstün yetenekli değildir. Yaşıtlarına göre yeteneklidirler. Yüzde 8’lik gruba karşılık gelirler. Literatürde yüzde ikilik grup üstün yetenekli olarak tanımlanır. Üstün yetenekli olmayan öğrencilere üstün yetenekli demek haksızlık yapmaktır. İleride kesinlikle öğrencilere olumsuz geri dönütleri olacaktır. Hatta çocuk başarısız olunca bazı eğitimsizler “hani sen üstün yetenekliydin” gibi anlamsız baskılar yapacaktırlar.  Ben bir eğitimci olarak üstün kelimesinden rahatsız oluyorum. 3. sınıfta Bilsem’e gelen bir öğrencinin danışman öğretmeni olmam sebebiyle bu duruma şahit oldum. Öğrencimiz ailesi tarafından erken yaşlarda keşfedilmiş. Öğrenci kendisine ve çevresine övgülerle anlatılarak şişirilmiş. Sınıf öğretmeni ile yaptığım görüşmede öğrencinin 1. sınıfa geldiğinde sınıfa girişinin bile farklı olduğunu ifade etti. Öğrenci ile ders işlemenin çok zor olduğunu kendine aşırı güvendiğini, sürekli olumsuzluklar yaşadığını, hareketlerini kontrol edemediğini, disipline etmenin çok zor olduğunu ifade etti. Bunun gibi erken yaşlarda çocuğa yapılan yanlış yönlendirmeler yüzünden olumsuzluk yaşayan örnekler çoktur. Gelişmekte olan toplumlarda insanların birbirlerine gösteriş yapma arayışları çok fazla olmaktadır. Bazen araç olarak çocuklarını kullanırlar. Saygılarımla.

 

                                                                        Hidayet TERECİ

                                                                        Amasya Bilim ve Sanat Merkezi
                                                                              www.fencebilim.com

                                                                           

 

  1. Çocuk olduklarını unutmayalım.

 

Bütün diğer çocuklar neye ihtiyaç duyuyorsa, Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklarda ona ihtiyaç duyarlar. (Sevgiye – disipline – kendine güvenilmesine – eğitime) Üstün ve Özel Yetenekli olmak karşılaşılan sorunlara mutlaka çözüm önerileri getirileceği anlamına gelmemelidir. Karşılaştığı bazı sorunlarda yol gösterici olunmalı, doğru yönlendirilmelidir.

 

  1. Mutluluk için tutarlılık

 

Aile içindeki ana-baba arasındaki tutarlılık, sağlıklı gelişim için en önemli etkendir. Çocuklar kendi dünyalarında hassas bir kişiliğe sahiptirler, evde en çok anne-baba arasındaki ilişkiler etkileyecektir. Anne ile baba uyumlu olmalıdırlar. Aile fertlerinin birbirlerine karşı dürüst olmaları gerekir.

 

  1. Çocuklarınıza değerli bir ödül verebilirsiniz: Vakit Ayırın

 

Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar kendilerini anlayışla karşılayan ebeveynlere ihtiyaç duyarlar. Çocuklar fikirlerini, düşüncelerini, projelerini paylaşacakları anne-babaya ihtiyaç duyarlar, alışılmışın dışında olanlara karşı meraklıdırlar. Toplumsal normlara göre çocuğunuzu yargılamayın, ona zaman ayırın, yol gösterici olun.

 

  1. Çocuğunuza baskı yapmayınız

 

Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar, meraklı, araştırmacı yönleri ile bilinirler, soru sorduklarında bastırma, ilgisiz kalma kesinlikle yapılmamalıdır. Çocuğun sorduğu sorularla ilgili olarak, nasihat edilmemeli, yasaklanmamalıdır. Sorgulayıcı olunmamalı, çocuğun sorularına karşılık uygun zamana cevabı araştıracağınızı çocuğunuza söylemelisiniz.

 

Çocuklar sorunun bütünüyle cevaplanmasını çoğu zaman istemeyebilirler, onlar için cevabın yol gösterici olması, ipucu vermesi yeterli olacaktır. Ebeveynler çocuklarının sorularına karşı yapabilecekleri en iyi, en doğru yol kaynağa yönlendirmeleridir.

 

  1. Çocuğunuzu kendini geliştirmesi için teşvik edin

 

Üstün ve Özel Yetenekli Çocukların, var olan yeteneklerini geliştirmek, zihinsel faaliyetlerini arttırabilmek için; Çocuğunuzun yeteneğine uygun kitaplar alınmalı, kütüphaneye götürülmeli, ihtiyaç duyduğu ansiklopediler alınmalı, koleksiyonlarla ilgili yerlere götürülmeli, geziler yapılmalı, güzel sanatlarla ilgili sergilere götürülmeli bu faaliyetler belirli aralılarla devam ettirilmelidir.

 

Bilgisayar kullanması ve yeni bilgilere ulaşması için fırsat verilmelidir.

Müzelere ve sanat galerilerine götürülerek merakları beslenmeli, tarihi mekanlara götürülerek öğrenme istekleri, arzuları arttırılmalıdır.

                                                                  

  1. Destekleyici olun, hobilerini keşfetmek için fırsatlar yaratın

 

Çocuklar kendi ilgi alanlarına benzer arkadaşlara ihtiyaç duyarlar. Birlikte oyun oynayıp, fikirlerini paylaşırlar. Arkadaşlıkların kurulabilmesi için imkan sağlanmalı, arkadaşlığın önemi çocuğa gösterilmelidir. Çocuklar cesaretlendirilmeli, hobileri için nasıl zaman ayıracakları öğretilmelidir.

 

  1. Küçümseyici sorulardan, yanlış tutumdan kaçının

 

Anne-babalar çocuklarının hayal ürünü, sıradışı, hayali oyun arkadaşı, olağandışı zihinsel işlemler karşısında doğrudan ya da dolaylı olarak olumsuz tavırlardan kaçınmalıdır. Bu durumlarda çocuğunuza gülünmemeli, cesaretleri kırılmamalıdır. Bunun yerine mizah anlayışı ön plana çıkarılmalıdır                          

 

  1. Çocuğunuza aşırı yüklenmeyin

 

Çoğu anne-baba çocuklarının boş zamanlarında bile sürekli ders, bir işle meşguliyet, ekstra faaliyetler olması gerektiğini düşünür. Çocuklar bu tutum devam ettiğinde kısa süre sonra bıkacaklardır. Bu durumu önlemek için çocuklara fırsat verilmeli kendileri için uygun olan alanları belirlemede yardımcı olunmalıdır.

 

Bazı ebeveynler çocuklarının mizahi kitaplar okuyarak, televizyon izleyerek zamanı boşa harcadıklarını düşünürler. Bu faaliyetler boşa zaman harcama olarak düşünülmemelidir. Bu tür faaliyetler, çocuğun kendisini okuduğu yada izlediği kişinin yerine koyarak sağduyulu olmasında katkı sağlamaktadır.

 

  1. Çocuğun bilgisine saygı duymak gerekir

 

Bazen bizim bilgimizden daha iyi olsa bile, çocuğun bilgisine saygı duymak gerekir. Çocuğumuzun bize karşı art niyetinin olmadığını bilmemiz gerekiyor. Çocuğun kişiliğini hedef almadan genel talimatlar verilmelidir.

 

10.     Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar İçin Eğitim Programı Hazırlanmalıdır

 

 Çocukların olanaklar ölçüsünde eğitim için düzenlemeler yapılmalıdır. Özel eğitim programı hazırlanmalı, araştırma ön planda olmalıdır. Ayrıca toplumsallaşması ve toplum tarafından kabul edilmesi için faaliyetlerle desteklenmelidir.